Amener Resulu ezberimde olan nadir sürelerden biridir. Bir
türlü de çıkmaz içimden. Akustiği, ahengi, hele de tok bir ses okursa...
Arkadaşlar
takılır sonra " Hakan Hoca bir de namaza gel artık..."
Cami cemaatinde
İhtiyar bir amca var. Seksenden fazladır yaşı. Ufak tefek zayıf sakallı bir
dede. Arkadan bakınca, o küçücük bacaklarla nasıl yürüyebildiğine şaşarsınız.
Hızlı hızlı koşturarak gider hep... Elinde, kediler için topladığı ekmeklerin
olduğu, poşetlerle girer camiye... Hoca yatsıdan sonra duayı biraz uzatsın
mahallelinin tüm kedileri camiinin önünde miyavlamaya başlar… Adam bilir onu bekleyenlerin olduğunu. İlk o çıkar camiden. Etrafında sekiz dokuz
tane kedi, onları beslediği bahçeye doğru giderler. Cemaatten bir kaçı söylenir
adama, kedilere… “Böyle pis şeyleri getirme camiye” diye…
"Rabbimiz güç yetiremeyeceğimiz görevlerle görevlendirme."
Aksaray'a doğru
yürüyüşe çıktık arkadaşlarla. Aksaray bu günlerde Ortadoğu'dan bir kent gibi. Dilencisi,
işportacısı, zengini, fakiri kadını erkeği ile bir sürü Suriyeli var. Allah
hepsinin yardımcısı olsun... Umarım tez zamanda refaha kavuşurlar. Arkadaşlardan
bazıları söylendi. “Bakar mısın şuraya Aksaray’da bir tane Türk yok.. Fiyatlarda
yükseliyor bunlar yüzünden. Şu savaş bitse de kurtulsak.”