Yazar Giovanni Papini, aykırı ve polemikçi bir yazar. Ele avuca sığmaz, çoğu zaman tepki çekecek düşüncelerini içine atmak yerine zekice bir kurgu ile söyleme fırsatı yakalamış. Kitap iki üç sayfalık, kısa, hafif denemelerden oluşuyor. Hafif olması, dili ve anlatımından öte geliyor aslında konular bıçak sırtı..
Cinayetten aşka, dinlerden bilime, ölümden yaşama, güzelliğe, paraya iktidara yani her şeye dair çılgın fikirlerle dolu bir kitap.Bu kitabı öğrencilere yaratıcı düşünme eğitimlerinde tamamı ya da bir kısmı okutulabilir diye düşünüyorum.
Kitaptan biraz ip ucu vermek gerekirse Giovanni Papini bir gün tanıdığı bir doktoru ziyaret için akıl hastanesine gider. Oradaki hastalardan biri kendisi ile tanışmak ister.. Bu hasta Gog'tur Gog göçmen olarak geldiği Amerika'da inanılmaz zengin olmuş ve bu para ile dünyayı gezip bilgi ve kültür açlığını gidermek için bütün ilginç bilim insanları, kahramanlar, sihirbazlar ve büyücüler gibi insanlarla tanışır. Ve kitap, bu insanların Gog'a anlatığı kısa öykülerden oluşur. Öykülerin gerçek olup olmadığını yazar da bilmiyordur ama okumaya, anlatmaya değer onlarca öykü çıkar ortaya..Yazarın öykülerden hızlı bir şekilde çıkması bizi o fikirle baş başa bırakmak için mi yoksa kendisi irdelemekten korktuğu için mi anlamadım. Ama her öyküde söylenebilecek o kadar çok söz varmış da yarım kalmış gibi bir his bırakıyor insanda.
1930'lu yıllarda ilk bölümü yayınlanan bu kitabın anlatımı naif, çevirisi gayet tatminkardır.