27 Nisan 2013 Cumartesi

Ahmet Altan -Son Oyun


Size bir özür borçluyum. Ahmet Altan’ın son kitabını bitirdim. Daha önce bunun için iyi falan demiştim. İzin verirseniz fikrimi değiştireceğim... Ahmet Altan bence dünyanın en iyi deneme yazarlarından biridir. Siyasi yazılarını da severek okurduk. Bazen düşünüyorum herhalde buu adamı ben Tolstoy'dan ve Dostoyevski'den daha fazla okumuş olabilirim. Ama sonuçta Ahmet Altan roman yazamıyor. Bütün romanlarında tek bir erkek kahramanı, tek bir kadın kahramanı var. ve hep aynı ilişkiyi anlatıyor.  Erkek kahramanı çok iyi sevişen bütün kadınları anlayan okumuş kültürlü bir karakter.. Öteki yan karakterdeki erkekler şişman, şiddet düşkünü, aptal, boynuzlanan karakterler.
  Ahmet Altanın bütün kadınları şehvet tutkunu, kahramanla göz göze gelince bütün arzuları tutkuları anlaşılan, doyumsuz kadın tipi..  ve anlattığı tek bir ilişki var tutkulu bir aşk ilişkisi.. Bütün romanlarında isimler, mekanlar tarihler değişse de cümleler hep aynı.. Ahmet Altan'dan bir yalnızlığın, bir onur mücadalesinin, yaşlılığın, hastalığın öyküsünü beklemeyin.. O hep irdelenmiş tutkulu şehveti anlatacak.
      Kitabın tanrı sorgulamaları ve ilişki yorumlamaları çok iyi yani denemeye kaçan kısımları. (Kader ve tanrı sorgulamasında çok ciddi bir Epikuros alıntısı var.) Bir çok afarizma var alabileceğiniz, altını çizebilecğeğiniz. Deneme olsa bayılacağınız parağraflar var ama kurguda bunlar çok zayıf kalıyor.
İş kurguya gelince inandırıcılığını yitiriyor bu romantik dil. Ahmet Altan’ın roman dili ile cinayetleri, hazine avcılığını, mafya ve iktidar ilişkilerini anlatmanın nasıl çiğ olacağını tahin edebilirsiniz. Kitapta ayrıca akamayan, yarım kalan, sonlanmamış bir sürü karakter ve olay var. sanki bitirilmesi aceleye getirilmiş gibi… Büyük bir ihtimalle "hazineyi" bir metafor gibi kullanmak istemiş ve bunu da yedirememiş.. Ahmet abi, seni çok seviyorum ama üzgünüm bir daha romanını okumayı düşünmüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder