Uzun
saçlı erkeklerin tipini çok beğenmem. Ben de çok fazla uzatmak istemem saçımı
ama berberim (Fatih) "saçını uzatacağız" dedi. 2 ay önce belki de
üç... Daha önce de önermişti ama ben hep sıkılıp yarıda bırakmıştım.
Devir imaj devri. Ve bu
konulara kendi başınıza karar vermemelisiniz. Berberiniz yani "image
maker"ınız karar vermeli. Sonuçta adamın elinden her gün onlarca kelle
geçiyor. Şu "image maker" lafını da ağzınızda çakıl taşları varmış
gibi söyleyin. Kültürel olarak kabul ettiğinizi şeklen de onaylamış olursunuz.
Ben de Fatih'e "Yaşam Koçluğu" yapıyorum. Ama ikimizin de bir
"Kariyer Planyacısı", "Ruhsal Önderi",
"Diyetisyeni" yok hala.
Her neyse ben iki aydır
berbere gidip saçımı hiç kestiremeden dönüyorum. Çünkü Fatih, çok sert bir
şekilde karşı çıkıyor. Başka bir berbere de gidemem. Bilirsiniz erkekler için;
berberini aldatmak karısını aldatmaktan daha sancılı bir işlemdir. Sonuçta
saçım uzuyor ve yan taraflar kulak mememi geçmeye başladı. Ve en son görüştüğümüzde
Fatih, "en az iki ay daha sabredeceksin" dedi. Çok zor ve çirkin bir
dönemden geçsem de sonuçta oluşan şekil benimde içime siniyor. "İmaj Maker’ınıza
güvenin" mesajını da verdikten sonra asıl soruna gelelim.
Saçlarım uzuyor ve ben bir
memurum. Bizim müdür sorduğunda ona mantıklı bir açıklama yapmam gerek. Önce
yas tuttuğumu söylemek geldi aklıma. Ama bunu açıklamak zordu. Sonra" yeni
bir dine girdiğimi, İlk evrede böyle bir sınavları olduğunu" söylemem
yerinde olabilir mi diye düşündüm. Sonuçta işi inançlara bağlamam gerek. Bu
günlerde yükselen değer bu… "İnanç özgürlüğü!" Karşı çıkılmaz, içi
dolu ve dim dik... Söylerken bile insanın ağzını dolduran bir kavram. Deneyin
isterseniz. "İnanç özgürlüğü" derken aynı anda başka bir şey söylemezsiniz...
Yasal bir güvenceleri olmasa da yavaş yavaş türbanlı öğretmenler türbanları ile
derse girmeye başladı. Bu karmaşadan faydalanabilirim belki de...
Her ihtimale karşı başka
bahanelerde bulmalıyım. “Einstein'ın da saçı uzundu. Yaratıcılığımı besliyor
bu. Sonuçta fen bilgisi öğretmeniyim. Çağımızın bir dâhisine benzememden daha
doğal ne olabilirdi.”
Mitolojik kahraman
"Samson"dan konuyu açsam. Saçı kesilince gücünü kaybeden kahramandan.
Ya da berbere gidecek param olmadığından.
Ama biliyorum ki kurallara inanmış
ya da öyle gözüken bir müdürü hiç bir şey ikna edemez... Asıl olan şey devletimizin bölünmez
bütünlüğüdür… Saçımın kulak mememi geçmesi öğrencilere çok kötü örnek olabilir.
Ve bunun sorumluluğunu kimse alamaz. Ve bir de kimse devletimizin büyüklüğünü
sınamaya kalkmasın. Ve en son olarak da çelik bir kararlılıkla devletimiz bu
sorunun üzerine gideceğine emin olsunlar... :((((
Not:
Son kısımdaki “ve” ile başlayan cümlelerin “Ve” ile başlama şeklini İncil’den
aldım. Tanrı da böyle konuşuyor. “Ey
dildilgisi uzmanları siz kendinizi ne zannediyorsunuz. Yıkılın Karşımdan!!!”
Devir imaj devri. Ve bu konulara kendi başınıza karar vermemelisiniz. Berberiniz yani "image maker"ınız karar vermeli. Sonuçta adamın elinden her gün onlarca kelle geçiyor. Şu "image maker" lafını da ağzınızda çakıl taşları varmış gibi söyleyin. Kültürel olarak kabul ettiğinizi şeklen de onaylamış olursunuz. Ben de Fatih'e "Yaşam Koçluğu" yapıyorum. Ama ikimizin de bir "Kariyer Planyacısı", "Ruhsal Önderi", "Diyetisyeni" yok hala.
Her neyse ben iki aydır berbere gidip saçımı hiç kestiremeden dönüyorum. Çünkü Fatih, çok sert bir şekilde karşı çıkıyor. Başka bir berbere de gidemem. Bilirsiniz erkekler için; berberini aldatmak karısını aldatmaktan daha sancılı bir işlemdir. Sonuçta saçım uzuyor ve yan taraflar kulak mememi geçmeye başladı. Ve en son görüştüğümüzde Fatih, "en az iki ay daha sabredeceksin" dedi. Çok zor ve çirkin bir dönemden geçsem de sonuçta oluşan şekil benimde içime siniyor. "İmaj Maker’ınıza güvenin" mesajını da verdikten sonra asıl soruna gelelim.
Saçlarım uzuyor ve ben bir memurum. Bizim müdür sorduğunda ona mantıklı bir açıklama yapmam gerek. Önce yas tuttuğumu söylemek geldi aklıma. Ama bunu açıklamak zordu. Sonra" yeni bir dine girdiğimi, İlk evrede böyle bir sınavları olduğunu" söylemem yerinde olabilir mi diye düşündüm. Sonuçta işi inançlara bağlamam gerek. Bu günlerde yükselen değer bu… "İnanç özgürlüğü!" Karşı çıkılmaz, içi dolu ve dim dik... Söylerken bile insanın ağzını dolduran bir kavram. Deneyin isterseniz. "İnanç özgürlüğü" derken aynı anda başka bir şey söylemezsiniz... Yasal bir güvenceleri olmasa da yavaş yavaş türbanlı öğretmenler türbanları ile derse girmeye başladı. Bu karmaşadan faydalanabilirim belki de...
Her ihtimale karşı başka bahanelerde bulmalıyım. “Einstein'ın da saçı uzundu. Yaratıcılığımı besliyor bu. Sonuçta fen bilgisi öğretmeniyim. Çağımızın bir dâhisine benzememden daha doğal ne olabilirdi.”
Mitolojik kahraman "Samson"dan konuyu açsam. Saçı kesilince gücünü kaybeden kahramandan. Ya da berbere gidecek param olmadığından.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder