Nobel ödüllü Necib Mahfuz’un bu küçük kitabını bu kadar
seveceğimi hiç düşünmemiştim. Kitap sadece 140 sayfa ve o kadar basit bir
anlatımı var ki bir çırpıda okuyup bitiriyorsunuz. Ama bir süre sonra bilinçaltınızda
kahramanlarla Kuştimur Kahvehanesinde oturmaya devam ettiğinizi fark
ediyorsunuz.
Beş yaşında ilkokula başlayan ve
orada tanışan dört kahramanın öyküsü, ortaokul yıllarında Kuştimur
Kahvehanesine gitmeye başlıyorlar ve hayatlarının sonuna kadar hafta da bir iki
kez orada buluşup sohbet eden bu sohbetler aracılığıyla bize Mısır’daki
toplumsal değişimi, aile hayatını ve siyasi gelişmeleri çok yukarılardan
izletebilen bir kitap.
Mısır’daki
darbeleri, savaşları, düşünce akımlarını, 20. Yüzyılın getirdiği değişimi,
kişilerin küçük öykülerinden, aşklarından, düşüncelerinden gözlemleme şansı
veriyor bize. Beş yaşından yetmişbeş yaşına kadar ömür dediğimiz şeyin ne
olduğunu, hesapların, mutluluğun, hayallerin aslında elimizde olan ve olamayan
taraflarını anlatıyor.
Sanırım en büyük vurgusu da kaybolan dostluklar ve ritüellerin verdiği eksikliğe oluyor ve bu yüzden de sızlatıyor..
Sanırım en büyük vurgusu da kaybolan dostluklar ve ritüellerin verdiği eksikliğe oluyor ve bu yüzden de sızlatıyor..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder