Sinema bize hep büyülü masallar anlatır. Ve artık bunu hep
bildiğimiz argümanlarla yapar. Bu yönetmenin de izleyicinin de işine gelir.
Yönetmen hep bildik sembollerle, objelerin bizdeki geçmiş anlamları ile
anlatarak kısa bir yol dener. Hollywood filmleri için bu müthiş bir imkândır. "Ötekiler"
suçludur, silahlar patlar, iyiler kazanır, problemler çözülür gibi hazır
algıları kullanarak kendini kotarır. Bu seyircinin de işine gelir evler,
karakterler, olaylar hep şablondur ve biz yeni öyküyü bunun üzerine kurgularız.
Ama biri çıkıp bize çok farklı bir dil kullanarak yeni bir
öykü anlatsa… Hazır mısınız? Düşler Diyarı, işte böyle bir film. 6 yaşındaki bir kız çocuğunun gözünden dünyanın
yok oluşunu ve hala bize “doğru” diye dayatılan o bildik yaşamın aslında düz
mantıkta nasıl gözüktüğünü sorgulatan bir film. Hushpuppy (cimcime) ve babası
Wink şehirlerden uzakta küçük bir gurupla birlikte alternatif bir yaşam sürmeye
çalışmaktadır. babası hasta ve ölmektedir, sular yükselmekte bir felaket
yaklaşmaktadır ve küçük bir kız çocuğu evrenin aslında küçük küçük parçalardan oluştuğunu
ve en küçük canlının bile yok olmasının aslında büyük felakete davetiye
çıkardığını fark eder. Bulduğu her
canlının kalp atışını dinler ve yorumlamaya çalışır… Masalsı bir gerçeklilik mi
desem rahatsız edici bir huzur mu aslında her şey var işin içinde. Plastik
paketlerden, cinsel kalıplara, tedavi yöntemlerinden, günümüz insanının
kaygılarına, eğitim sisteminden, geleneklere her şeyi sarsmayı başarmış ve
yeniden ele almış yönetmen. Filmde “öteki” dediğimiz kesimlerden oluşan bir iyiler
gurubu var ki bu bile yeterince güzel bir göndermeydi.
Günümüz ebeveynlerinin,
bir çocuğu güçlü yetiştirmek adına da ipuçları bulabileceği filmin kahramanının
unutamadığım repliği şu oldu. Gördüğü bir hastaneyi şöyle yorumluyor “ burası
bir hapishaneden çok suyu olmayan bir akvaryuma benziyor”. Evlerimiz, binalar
odalar aslında kafesine üzüldüğümüz kuşlar gibi çerçeveliyor mu bizi?
Korkularımız, endişelerimiz daha uzağa gitmemizi engellemiyor mu?
Çevre sorunlarını ve
dünyanın yok oluşunu merkeze alan bu filmi herkese ama özellikle çevre konusunu
öğrencilerine kavratmak isteyen öğretmenlere tavsiye ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder