12 Ocak 2013 Cumartesi

Tepenin Ardı

           Türk sinemasında alagorik bir film var mıdır ben bilmiyorum.. Varsa da ciddiyeti ve başarısı sadece bizim ülkemiz sınırları içeisinde kalan basit türevlerdir herhalde... Üstte çekici ama basit bir öykünün aktığı ama derinlerde yönetmenin size anlatmak istediği bambaşka bir bir öykünün izlerini taşıyan bu kadar başarılı yerli bir film herhalde tüm sinema severleri heyecanlandıracaktır..
             Emin Alper, hiç bir acemilik taşımayan bu ilk filminde ustaca düşünülmüş bir kurguyla bize Cumhuriyet tarihini, düşmanlar yaratma biçimimizi, bu topraklarda "ötekinin" nasıl kullanıldığını anlatıyor.. Işık, görsellik ve tempo o kadar ustaca ayarlanmış ki bir an olsun gerçeklik hissini zedelemeden izleyiciyi koltuğuna hapsediyor.. Film sadece 18 günde çekilmiş. Daracık bir alanda ve bir kaç karakter etrafında dönüyor.. Tempo o kadar güzel ayarlanmış ki ödüllü filmlerde bolca rastladığımız zaman genişliklerini yok etmiş.. ve sürükleyici.. ayrıca zeki bir izleyiciye de satranç oynar gibi taşları yerli yerine oturtma imkanı sunuyor ki bu da filmin hediyesi :) doğu da batı da bir çok festivalde ödül almış bu film alamanyada 15 , fransa da 30 , türkiye de 7 salonda gösterime girdi.. Bence sinemamız açısından kocaman bir değer. Basit politik eleştirilerden sıkıldaysanız bir de buna bakın derim. Ben aylardır bekliyordum filmi ama şimdiden dedikodu haberleri aracılığı ile hızla yayılıyor başarısı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder