Türk
sinemasında alagorik bir film var mıdır ben bilmiyorum.. Varsa da
ciddiyeti ve başarısı sadece bizim ülkemiz sınırları içeisinde kalan
basit türevlerdir herhalde... Üstte çekici ama basit bir öykünün aktığı
ama derinlerde yönetmenin size anlatmak istediği bambaşka bir bir
öykünün izlerini taşıyan bu kadar başarılı yerli bir film herhalde tüm
sinema severleri heyecanlandıracaktır.. Emin Alper, hiç bir acemilik
taşımayan bu ilk filminde ustaca düşünülmüş bir kurguyla bize
Cumhuriyet tarihini, düşmanlar yaratma biçimimizi, bu topraklarda
"ötekinin" nasıl kullanıldığını anlatıyor.. Işık, görsellik ve tempo o
kadar ustaca ayarlanmış ki bir an olsun gerçeklik hissini zedelemeden
izleyiciyi koltuğuna hapsediyor.. Film sadece 18 günde çekilmiş. Daracık
bir alanda ve bir kaç karakter etrafında
dönüyor.. Tempo o kadar güzel ayarlanmış ki ödüllü filmlerde bolca
rastladığımız zaman genişliklerini yok etmiş.. ve sürükleyici.. ayrıca
zeki bir izleyiciye de satranç oynar gibi taşları yerli yerine oturtma
imkanı sunuyor ki bu da filmin hediyesi :) doğu da batı da bir çok
festivalde ödül almış bu film alamanyada 15 , fransa da 30 , türkiye de 7
salonda gösterime girdi.. Bence sinemamız açısından kocaman bir değer.
Basit politik eleştirilerden sıkıldaysanız bir de buna bakın derim. Ben
aylardır bekliyordum filmi ama şimdiden dedikodu haberleri aracılığı ile
hızla yayılıyor başarısı..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder