Size bir kaç hafta önce şahane bi
film geliyor demiştim.. işte o film geldi.. Burnum iyi koku alır sanat
konusunda ki yanılmamışım.. gittim gördüm ve çok beğendim.. Şili de 18 yıldır
iktidarda olan diktatör Pinochet artık üzerindeki uluslararası baskıyı kırmak
için göstermelik bi referandum düzenler.. Herkesin Pinochet'e "Evet"
diyeceğinden emindir. Ama yine de Avrupalı gözlemcilere şirin görünmek için
'Hayır" kampanyasına da izin verir...
Ama yinede baskıcı zorba bir diktatöre karşı “No”
kampanyasını sürdürmek kolay değildir. Halk korkmuş ve sinmiştir. Tekrar o kötü
günler gelsin istememektedir. Komünistler, ülkenin içinde olduğu durumu,
cinayetleri, işkenceleri, baskıyı halka göstermek için bir fırsat olarak
değerlendirirler, Ama filmin kahramanı “halka mutluluk, umut ve neşe verelim”
der her ikisi de kolay olmayacaktır. Ve yaptıkları her iş takip edilmektedir…
Ülkemizle ötüşen o kadar çok sahne
var ki "Şili nere Türkiye nere gardaşım" diyemiyorsunuz. Kenan
Evren'den Atatürk'e, ağlayarak şiir okuyan ilkokul öğrencilerinden, geçen
yıllarda yaşadığımız referanduma ve en çok da Türkiye'de solun halkı anlama ve
farkındalık yaratma çabasındaki açmaza her şey o kadar örtüşüyor ki film boyunca
zihniniz pinpon topu gibi Anadolu’dan, Güney Amerika’ya gidip geliyor. Film
gerçek bir olaydan alıntı ve hamasetin köreltici etkisini ya etkisizliğini
bizim coğrafyadan da birileri görsün isterim
Özellikle ülkemizde politikaya gönül vermiş
sağ ve sol kesimden herkese tavsiye ediyorum. Bir toplum yapısını ve onu
yönlendirmeyi, bir heyecan yaratmayı ve bizim ülkemizde neredeyse hiç
kullanılmayan “yaratıcılığı” göreceksiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder